uyuşmazlık mahkemesi dergisi 4. Sayısı (12/2014)

Alan: Hukuk Tür: Hakemli Dergi
TAKSİRLİ BİR SUÇ TÜRÜ OLARAK MADEN KAZALARI Makalesi

Dergi / Sayı Bilgileri GERİ DÖN
ISSN 2147-8376
E-ISSN 2149-7966
Periyod 6 ayda bir yayınlanır
Makale Bilgileri
Yazar(lar) Onur YİĞİT
Kurum(lar)
Görüntülenme 72
Dosya Makaleyi İndir
Paylaşım
TAKSİRLİ BİR SUÇ TÜRÜ OLARAK MADEN KAZALARI
Özet

Madencilik sektörü, gerek çalışma şartları, gerekse barındırdığı tehlikeler
itibariyle, iş sağlığı ve güvenliği açısından, hem özel hukuk hem de
ceza hukuku anlamında yasal düzenlemelerin yapılmasını, bunların
mahallinde uygulanmasını ve denetlenmesini gerektiren bir iş koludur.
Ölümlü ve/veya yaralanmalı maden kazalarının oluşumunda, kusur ve
sorumluluğu bulunanların belirlenmesi açısından hukuki düzenlemelerin
önemi büyüktür. Bu nedenle hukukumuzda, özellikle 1980’li yıllardan
sonra konuya ilişkin yasal düzenlemelerin yoğun bir şekilde kaleme
alındığını görüyoruz. Konuyla ilgili özel hukuk alanına ilişkin belli başlı
düzenlemeler; 6098 sayılı Borçlar Kanunu, 3213 sayılı Maden Kanunu, 4857
sayılı İş Kanunu, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve bunların
uygulama yönetmelikleri konunun genel nitelikleri ile düzenlendiği
yasal metinlerdir. 19.09.2013 tarih ve 28770 sayılı Resmi Gazetede
yayınlanan Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği
ile de konu, ayrıntılı biçimde düzenlemeye kavuşmuş bulunmaktadır.
Ceza Hukuku alanına ilişkin düzenlemeler ise, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun taksirle yaralama ve/veya öldürmeyi düzenleyen 85 ve 89.
maddeleri kapsamında yer almıştır. Ancak madenciliğe ilişkin bu yasal
düzenlemelerin en dikkat çekici yanı, hukuki ve cezai düzenlemelerin
iç içe geçmiş durumda olması, ceza yargılamasının pek çok aşamasında
hukuki düzenlemelerden yararlanılmasıdır.
Bu makale kapsamında da Ülkemizde madenciliğin, sanayi ve yasal
yönüne ilişkin geçmişine kısaca değinildikten sonra, cezai boyutu ile
maden kazalarının hukuki niteliği üzerinde durulacak, bu kazaların
sorumluları ve bu sorumluların kusurluluk durumlarının belirlenmesinde
dikkate alınan yasal düzenlemelere değinilecek ve son olarak Yargıtay
kararları ışığında, bu yasal düzenlemelerin ne şekilde uygulandığı ve
nasıl yorumlandığı üzerinde durulacaktır.

193