Yeni Türk Edebiyatı Araştırmaları
Yıl 2012 , Sayı 7

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :
Tarihin Yeniden Okunup Yorumlanmasında Edebiyat Metninin Rolüne Dair Bir Örnek: Reha Çamuroğlu’nun Son Yeniçeri Romanında Yeniçeri-Bektaşî İmaji
Yazarlar :
Yazar kurumları :
A1
Görüntülenme :
681
Özet (Türkçe) :

Reha Çamuroğlu, özellikle son on yılda yayımlanan ve ilgi gören romanlarıyla tanınıyor olmakla birlikte, esasen tarih alanında yaptığı çalışmalarla da önem taşıyan araştırmacı bir yazardır. Türk din tarihinin başta Alevîlik, Bektaşîlik gibi alanlarında ve Osmanlı İmparatorluğu'nun çok tartışılan kurumlarından biri olan yeniçeriliğin tarihi konusunda yaptığı bilimsel çalışmalar önemlidir. Çamuroğlu, 1980'li yıllardan itibaren görülmeye başlanan, tarihin üstünkörü değerlendirilmiş ya da resmî tarih çizgisinde anlatılmış dönemlerini yeni bir bakış açısıyla kurgusal metinlere konu etme eğilimine uygun olarak yazdığı Son Yeniçeri romanında, Yeniçeri Ocağı'nın ilgasına dair yeni bir imaj ortaya koyar. Tarihçi olarak kaleme aldığı Yeniçerilerin Bektaşîliği ve Vaka-i fierriyye isimli kitabında yeniçerileri olumsuzlayan tarih görüşüne karşı çıkan yazar, romancı olarak da Türk okuyucusunun belleğinde var olduğuna inandığı olumsuz yeniçeri imajını yıkmaya çalışır. Makalemizde, bu çabanın bir ürünü olarak gördüğümüz Son Yeniçeri romanını eleştirel bir gözle değerlendirecek, romanın Türk tarihsel romancılığı içindeki yerini tespit etmeye çalışacağız.

Özet (İngilizce) :

Reha Çamuroğlu, although known through his novels that have been published and drawn attention within the recent decade, is essentially a researcher and writer notable for his work on historical matters. His study on Turkish religious history, especially on Alevî and Bektâşî subjects and the controversial Jannissary institution, is deemed important. Çamuroğlu, in his novel Yeniçeri, which was written according to his tendency of reinterpreting overlooked historical matters or those overrun by official historianship taking them as subjects in fictional work with a new perspective, which style has been emerging since the 1980's, postulates a new imagery of the Jannissary order. Having objected to the outright negation of the Jannissary in his scholarly work Yeniçerilerin Bektaşiliği ve Vaka-i fierriyye, he tries to override the negative Jannissary imagery which he believes to exist in the memory of the Turkish reader as a novelist. In this article I have analysed Son Yeniçeri, which I understand as a product of the aforementioned endeavor, and place it within the Turkish historical novel sub-genre.

Paylaş :